Türkiye`nin, dünyadaki en pahalı benzini kullandığı yıllardır yazılıp çizilir; ama normalden çok daha pahalıya tükettiğimiz ürünler petrolle sınırlı değil. Bu listeye kozmetik ve parfümeriyi de eklemek gerekiyor. Ülkedeki şehirleşme ve kent nüfusunun artmasına paralel olarak kişisel bakım ürünlerinin kullanımı da hızla yaygınlaşıyor.Prafüm kısa süre öncesine kadar lüks tüketim maddesiyken, artık her kesimde yaygınlaşıyor; özellikle çalışan nüfus içinde. Bursa merkezli kozmetik üreticisi yönetim kurulu başkanı Mehmet Benli`ye göre tüketiciler parfümü fahiş fiyattan satın alıyor. Türkiye`de kozmetik sektöründe ağırlık yabancı firma ve markalarda. Birkaç büyük yerli üretici olmakla birlikte, pastadan aslan payını yabancılar alıyor. Parfümün Türkiye`de pahalı olmasının en önemli sebebi de bu aslında. Paramızın çoğu markaya gidiyor. Mehmet Benli, "Yabancı markaların yaklaşık beşte biri oranında fiyatlarla satış yapıyoruz. Biz ürünümüzün kalitesine de güveniyoruz. Onlar büyük üretici olduğu için bize göre maliyetleri çok daha düşük. Bu işten biz de kâr ediyorsak, demek ki yabancı üreticiler fahiş kârlar elde ediyor." diyor. Parfüm ve kozmetik ürünlerinin pahalı oluşu, doğal olarak bu işin kaçakçılığını da gündeme getiriyor. Benli`ye göre yerli üreticilerin çoğalması ve fiyatların düşmesiyle bu alandaki kaçakçılık da azaldı.
SABANCI, TEKSTİLDEN ÇEKİLİNCE!
1998 yılına kadar tekstil sektöründe faaliyet gösteren; ancak şartların ağırlaşmasıyla yeni iş arayışına giren Benli kardeşler ile ortaklarının kurduğu bir firma, Sansiro. Tekstilden kozmetiğe geçmek, ciddi risk almayı da gerektiriyor. Mehmet Benli, 1998`de bu kararı almalarında Sakıp Sabancı`nın bir açıklamasının etkisi olduğunu söylüyor. Merhum işadamı, o yıllarda Sabancı Grubu`nun tekstil işinden çekileceğini açıklamıştı. O dönemden bugünleri görebilen yatırımcılar, erken tedbir almanın sonuçlarını şimdi yaşıyor. Tekstili bırakarak kozmetiğe yönelen Sansiro, 32 ülkeye markalı ihracat yapıyor. Türkiye`nin her yerinde satılan markanın hedefi bundan sonra yurtdışına açılmak. Mehmet Benli ilk yurtdışı mağazalarını Ukrayna`da açarak, dışa açılımı başlattıklarını belirtiyor.
Yurtdışında kendine iddialı hedefler koyan Sansiro`nun hikâyesi, Bursa`da açık parfüm satışıyla başlıyor. Kozmetik mağazası sahibi bir arkadaşlarıyla birlikte sektöre giren Benli kardeşler, 1998`de küçük bir satış merkezi açar. Başlangıçtaki hedefleri üretimden ziyade, perakende açık parfüm satışıdır. Böylelikle açık versiyon veya dökme diye tabir edilen parfümlerin satışına başlarlar. Özellikle kaliteli ürün ve uygun fiyatlarıyla kısa sürede ilgi görürler. Markalı parfümlerin çok pahalı olması, sattıkları dökme parfüme talebi artırır. İki senelik bir satış tecrübesinden sonra başkalarının ürettiği parfümleri satmak yerine imalatı kendileri yapmaya karar verirler. Uzun uğraşlardan sonra çeşitli parfüm formüllerine ulaşırlar. Esans hammaddesini kimlerin sattığını da araştırırlar. Farklı üreticilerin parfümlerini satarken, bir yandan da kendi parfümlerini satmaya başlarlar. Üretimde belirli birikim ve tecrübeye ulaşınca da, Sansiro adını verdikleri parfüm ve kozmetik ürünleriyle sektöre giriş yapar üç ortak. Mehmet Benli, markanın kısa sürede benimsendiği ve Türkiye`nin her yerinden telefonlar gelmeye başladığını söylüyor. Zamanla talep artınca toptan satışlara da başlanır.dökme parfüm satışını yasaklayınca, tamamen markalı üretimle sanayileşme kararı alırlar ve dış piyasalara açılma süreci başlar.